30/7/2008
AKP Kapatma Davası Sonucuna Eleştirel Bir Giriş
Kapanmayacağı önceden belliydi AKP'nin ki, Anayasa Mahkemesi ağır baskı altına alınmıştı hem içerden hem de dışardan ki, sağlı sollu gelen açıklamalarda AKP'nin tüm sabit dinciliğine rağmen demokrasi yıldızı ilan edilmesi, hatta eşitlenmesi; kapatılırsa devletin de kapatılcağı savlavrı etkili oldu karar merciinde.
Artık laikliğe karşı, Cumhuriyein temel niteliklerine karşı dinsel gerici güçlerin ve emperyalizmin yaptıkları meşrulaşmıştır. Aynı oranda demokrasi de yaralanmıştır sanıldığının aksine kimilerinin gelişip korunduğunu söylemelerine karşın.
Ancak esas olan partilerin kapanmasından medet ummak değil. Asıl önemli olan demokratik tavrı koyarak aklın yolunu seçmektir ki, geçmiş kapatma tecrübeleri de bunu doğrular nitelikte. Kapananlardan ne gördük ki? İrtica tehlikesi dindi mi? Kesinlikle hayır; aksine artarak geldi.
Önemli olan devrimci, Cumhuriyetçi ve Atatürkçülüğü, sosyalizmi omuzlayacak gençlerin yetişmesidir. Ama bu yol çoktan kapanmıştır. Gerçeği ise milli eğitimin artık tarikatçı, cemaatçi dogmalarla kafası örülü insanlar yetiştirmesidir: ilköğretiminden yükseköğretimine dek
Gelecek düşünen örgütsüz ama cesaretli binlerin elleriyle inşaa edilecek. Unutulmamalıdır ki, aydınlık, karanlığın en koyu olduğu anda söker ve o vakit şimdi yakındır. Umudumuzu sadece ampulün patlatılmasına bağlarsak eğer bu bizim ne kadar da çaresiz ve güçsüz olduğumuzu gösterir.
