3/2/2008
Din ve Kutsalların Yeni Mekanı: Üniversiteler
Çankaya'daki partiler üstü olması gerekentarafsız, ama dinen feci taralı AKP'li Kayseri ziyaretinde buyurmuşlar ki “Üniversiteler, aynı zamanda düşüncelerin serbestçe ifade edildiği, inançların serbestçe yaşandığı, siyasetin kısı çekişmelerine girmeyen, lüzümsuz ideolojik tartışmalara sahne olmayan yerler olmalı.” Özetle cumhurbaşkanına göre üniversitede siyaset değil, inanç özgürlüğü olmalı.
Bu sözleri normal karşılamalı. Çünkü ne de olsa dinci AKP'nin toplumsal yaşama, devlet düzenine, kadına ve önemlisi eğitime bakış açısı sabit ve din temelli.
Bugün türbanı üniversitelerde kadınların, türbanlı kızların okuması, yaşama katılabilmesi için özgürlük adına topluma “kim ne derse desin” anlayışıyla dayatan ve anayasada bu çağdaş köleliye, İslam devletine gidişin başlangıcına yer veren dinci AKP ile bu dinci-faşist yapılanmaya destek olanlara anımsatmak görevimizdir üniversitelerin işlevini:
Üniversiteler bilim yapılan ve her zaman yanlışlanabilecek bilgiler üreten, gerçeği ne olursa olsun yılmadan, deneyerek, yanılarak arayan, dogmalara karşı eleştirel ve yaratıcı aklı yücelten yerlerdir.
Üniversiteleri akıl ve bilimden soyutlamak, dinci çizgiye çekebilmek için elinden geleni -gerek maddi, gerekse bürokratik- yapan AKP, sonunda üniversitelerden kapı dışarı edilen, asıl yeri vicdan ve tapınaklar olan din, dogma ve kutsalları bu kez anayasa zoru ile; dahası çoğunluk diktası ile; bacadan içeri sokmak niyetinde.
Üstelik inançları özgürce tartışmaktan bahseden bu kafalar siyaseti, ideolojileri -ki, anarşizmle bir tuttukları insancıl, emekten yana sosyalizmi- kapı dışarı etme çabasında 12 Eylülden beri. Umutsuz, siyaseti oy kullanmak sanan, alanlarda haklarını savunmak, sömürüyü sonlandırmak için toplanmak yerine dev alışveriş merkezlerinde tüketim için toplanan, tükettikçe mutlu olan, insanlaştığını sanan üniversite gençleri tabii ki, siyasetten bahsetmeyecek, ideolojilere yabancı kalacak.
Aynı zamanda bu düzende onlara göre üniversiteler sürekli gerçeği arayan, bilgi üreten, bilim yapan, “aklı hür, vicdanı hür, fikri hür”, sorgulayan, eleştiren gençler yetiştirilen yuvalar değil kapitalist sömürü ekonomisinin arka bahçesi olmalı. Ürettiği bilgiler, yetiştirdiği gençler ve sahip olduğu akademisyenler ile! Ve asla bilgi üretmemeli, eleştirel ve yaratıcı aklı sınırsızlaştırmamalı; hele dogma ve kutsallara karşı savaş açmamalı!
Türban sadece başlangıç. Hem kadınlarımızın köleliğinin, hem ülkenin rejiminin, geleceğinin ve bağımsızlığının yitirilmesinin, hem de eleştirel, yaratıcı aklın sınırsızlığının sınırlandırılmasının ve dogmaların istilasının başlangıcı.

Konu: Devlet kadroları hep Aleviler ile dolu
devletin kadrolarına Alevileri Darbeciler ve S.Demireller zamanı dolduruldu çünkü bu ülkede Aleviler ve Amrika ve İsrailin ortak özellikleri ,,,müslüman düşmanlıklarıdır,,,
Bağlantı »
Konu: Devlet kadroları hep Aleviler ile dolu
devletin kadrolarına Alevileri Darbeciler ve S.Demireller zamanı dolduruldu çünkü bu ülkede Aleviler ve Amrika ve İsrailin ortak özellikleri ,,,müslüman düşmanlıklarıdır,,,
Bağlantı »
Konu: üniversiteler hep Alevilewrin elinde
Aleviler en çok s.demirel ve darbeciler eliyle devlet kadrolarına yerleştirildiler..çünkü bunlardan daha Amrikacı ve İsrailci bu ülkede hiç bir gurup yok..Amrika ve İsrai,l kesinlikle kürt halkını sevmez çünkü müslüman....
Bağlantı »